Augmented Reality (AR)_Çocuk Kitapları

Augmented Reality (AR), ya da tam Türkçe tercümesi ile Çoğaltılmış Gerçeklik. Gerçi gerçeklik mi sanallaştırma mı o da tartışmalı. Neden mi? Çoğaltılmış Gerçeklik yazılımın yaptığı, mobil bir cihazdan daha önce tanımlanmış bir kodun / QR Code veya RF chipini okuttuğunuz zaman telefon ekranınızda , gerçekte orda olmayan oyun, animasyon, bilgilendirme vb verilere ulaşmanız mümkün oluyor. Kısaca gerçek hayatla , online dünyanın birleşmesi.

Bugünlerde uygulamaları yavaş yavaş dünyamıza girmeye başlayan bu teknoloji ile geliştirilmiş bir çocuk kitabını sizlerle paylaşmak istedik. Bu uygulama ile çocuklar içerik ile daha fazla interaksiyona geçiyor ve daha hızlı öğrenebiliyorlar. Yeni jenerasyon çocukların ( bunlara ne deniyor x kuşağı, y kuşağı, indigo vb birçok terim dolaşıyor ortada ) en sevdiği şeyler artık ebeveynlerinin akıllı telefonları ve oyunlar.

VMware Lisanslama Değişikliği Bulut Bilişim Sağlayıcılarına Sanallaştırmada Rekabetin Kapılarını Açıyor

Bazı VMware müşterileri yüksek fiyat ve VMware’in Haziran 2011 de açıkladığı bazı lisanslama değişiklikleri nedeniyle alternatif sanallaştırma ve bulut bilişim sağlayıcılarını araştırmaya başladılar.

 VMware, bu tepkiyedaha bir ay önce açıkladığı bu radikal fiyatlandırma planlarında gevşemeye giderek cevap verdi. Ama bunu yaparken sadece küskün müşterilerini yumuşatmaktan daha fazlasını yapıyordu. Bu değişiklik, VMware’in lider teknolojisini terk edip rakip sanallaştırma platformlarına geçmeyi aklından bile geçirmeyen büyük şirketlerin kendisini terk etmeye hazırlanmalarına karşı bir tepkiydi.

VMware bu değişiklikle aynı zamanda, veri merkezlerini sadece yüksek seviyede sanallaştırma olarak görmeyen , bunun yanında bulut bilişimi son kullanıcı şirketlerin istedikleri uygulamayı koşturabilecekleri birincil platform olarak konumlayan rakiplerine de bir cevap olarak görüyordu  ( ki VMware kendi varlığını tamamen veri merkezlerinin yüksek seviyede sanallaştırılması olarak görmüştü )

Örneğin CumuLogic, şirketlere iş yükleri süreçlerinin birçok değişik bulut platformunfda tek seferde  konfigürasyonu ve konuşlandırılmasını   otomatize edebilecekleri ve yönetebilecekleri şekilde dizayn edilmiş ürününün beta versiyonunu hayata geçirdi.

Klasik sanallaştırma oyuncularının ( VMware, Citrix ) ve bulut bilişim sağlayıcılarının ( Amazon, Terramark ) yaklaşımının tersine, CumuLogic uygulamanın üzerinde koşacağı bulut platformunu sağlamıyordu. CumuLogic çözümü, Java’da yazılmış bir uygulamayı alıp, buna  platform- as -a – service ( PAAS, platform servisi ) bulutu üzerinde koşacak kodu ekliyordu. PAAS, sanal makina, depolama için gerekli isterlerin açıklamaları, bilgisayar gücü, erişim kuralları ve veritabanı yönetimi gibi dış servisleri içermektedir. Daha sonra CumuLogic desteklediği bulut platformları üzerinde koşacak iş yüklerini konfigüre ediyor. ( CumuLogic’in desteklediği platformlar Amazon EC2, Eucalyptus, Cloud.com, Vsphere veya CumuLogic’in bir sonraki sürümü olan OpenStack)

Böylece müşteriler işyüklerini bulut platformuna gönderiyorlar ve CumuLogic’in monitor ve yönetim uygulamaları  ile performance yönetimi ve oluşabilecek problemlerin gözlemini yapabiliyorlar.

Lütfen altyapımı alın!

Altyapılarını dışkaynak modeline teslim ederek rahatlayan ve Java & Ruby uygulamalarına odaklanan şirketlerin sayısı arttıkça, PAAS sisteminin bulut bilişim eşitliğinde önemi gittikçe artmaya başladı.

Esasen, yüksek derecede sofistike kurumsal uygulamaların kiralanabilmesi ( örneğin Salesforce.com’dan CRM uygulaması ) veya bu tip uygulamaları otomotize ve zaman tasarrufu sağlayan geliştirme dilleri olan Ruby on Rails veya Java ile geliştirme şansı kurumsal uygulama geliştirme pazarını kökünden değiştirdi.

Bir uygulamanın mantığının oluşturulması, bu uygulamayı destekleyecek bir veri merkezinin donanım, yerleşim, sistem bakımı ve 7*24*365 bu veri merkezini işletmenin getireceği operasyonel maliyetlere kıyasla çok daha kolay ve ucuzdur. Bu maliyeti bypass edebilme veya büyük bir kısmını PAAS sağlayıcısına devretme fırsatı, kişiselleştirililmiş ve yüksek oranda otomatize edilmiş bilişim teknolojilerinin bundan önce ulaşabildiğinden çok daha fazla şirkete ulaşabilmesi sağlamaktdır.

DOOH_Digital Out Of Home: Yeni Dijital Reklam Mecraları

Sabah uyandığınızda ilk yaptığımız işin e-posta kontrolü olduğu yeni bir çağda yaşıyoruz Posta kutumuzun önemli bir bölümüde yaşantımızın değişmez bir parçası olan kampanyalarla doluyor. Tüketici olarak sadece yeni ürün ve servis fırsatlarına bakmakla kalmıyoruz, onlara artık hızlı ve anında erişmek için eğitiliyoruz.

Günlük fırsatların yarattığı pazar 2011 yılında sadece Amerika’da $1.25 milyar seviyesine ulaştı ( BIA/Kelsey araştırmasına göre)

Şimdi, ofis veya ev dışında işlerin peşinde koşturduğunuzu düşünün, doktordasınız ya da günlük işlerinizi bitirmeye çalışıyorsunuz ve  bir dijital ekranda günlük fırsatlardan biriyle karşılaştınız. Tek yapmanız gereken ekrandaki  QR code u akıllı telefonunuzla scan etmek ve birkaç basit adımla, o fırsata sahip oldunuz.

İşte tam burada DOOH networkleri devreye giriyor. DOOH networkleri, artık yavaş yavaş aşina olmaya başladığımız – özellikle AVM lerde çokça rastladığımız – dijital ekran üzerinden içerik ve reklam döndürme işi. Nasıl işliyor?

TeknoLab-IT & KoçSistem işbirliğiyle pazara sunulan bir yazılım ( Pixage ) , reklam ve içeriklerini DOOH mecralarında göstermek isteyen şirketlere tek bir noktadan , konuma ve o konumun potansiyel müşteri profiline uygun içerikleri gösterebileceği bir ortam yaratıyor. Bu reklam ve içerklere QR Code larını eklediklerinde esasında iş bitiyor.

Reklam veya içeriği gördünüz, beğendiniz . Gidip artık QR code akıllı telefonunuzla okutun ve işlem tamam. ( Tabii daha önce bu fırsatı veren kuruluşa üye olmuş olmanız veya yeni üye olacaksanız, akıllı telefonunuzla bir iki basit işlem sonrası tamamdır.)  Özellikle bekleme noktalarında ( otobüs/ metro durakları gibi ) , ev alışverişinizi yapabilirsiniz, şarkı indirebilirisiniz vb.

 

%d blogcu bunu beğendi: